Dr. Pelin Öztürk

Lipödem ve Bağışıklık Sistemi: Vücudun Savunması da Bu Hastalığın İçinde mi?

Lipödem, yıllarca sadece yağ birikimiyle ilgili bir durum sanıldı. Ancak son dönemde yapılan araştırmalar, bu hastalığın sadece estetik bir sorun olmadığını, vücudun savunma sistemiyle de yakından ilgili olabileceğini gösteriyor. Bu yazıda, bağışıklık hücreleri olan makrofajların lipödemdeki rolünü daha yakından inceleyeceğiz.

Vücudun Savunması, Yağla Neden İlgileniyor?

Bağışıklık sistemi, bizi mikroplardan koruyan güçlü bir savunma hattıdır. Ama bazen bu sistem, vücudun kendi hücreleriyle de fazlaca ilgilenebilir. Bu da iltihaplanma (inflamasyon) dediğimiz, kronik rahatsızlıkları başlatan bir sürece yol açabilir.

Lipödemli kişilerin bacak, kalça ve kol bölgelerindeki yağ dokusunda, “makrofaj” denen özel savunma hücrelerinin biriktiği görülmüştür. Bu hücreler normalde vücudu korur ama burada ne yaptıkları biraz daha karışık.

Bazı araştırmalar bu hücrelerin “temizlik yapmaya” çalıştığını düşünüyor, bazıları ise tam tersine bu hücrelerin lipödemin ilerlemesini kolaylaştırabileceğini iddia ediyor. Yani bu makrofajlar, lipödemin sebebi mi yoksa sonucu mu henüz tam net değil.

Laboratuvarda Neler Oldu?

Amerika’daki Lipedema Foundation tarafından desteklenen bir çalışmada bilim insanları, laboratuvarda bu makrofajları yağ hücreleriyle bir araya getirdi. Sonuçlar oldukça şaşırtıcıydı:

  • Makrofajlar, yağ hücrelerinin çoğalmasını ve daha çok yağ depolamasını sağladı.
  • Bu hücrelere bağışıklık sistemini sakinleştiren bir ilaç eklendiğinde, yağ birikimi azaldı.


Bu deney, lipödemdeki yağlanmanın sadece beslenme ya da hormonlarla değil, bağışıklık sistemiyle de ilgili olabileceğini gösterdi.

Bağışıklık Sistemi Ne Yapıyor?

Yeni çalışmalarda, lipödemli dokularda “MIF-1” ve “CD74gibi bazı bağışıklık sinyallerinin çok fazla çalıştığı bulundu. Bu da makrofajların bu bölgelere çekilmesine ve daha fazla yağ hücresi üretimine katkı sağladığına işaret ediyor.
Yani vücut hem savunma yapıyor hem de istemeden yağ oluşumunu körüklüyor olabilir.

Bir diğer ilginç nokta: Lipödemli bölgelerde “M2” tipi makrofajlar (yani iltihabı baskılayan ama doku büyümesini artırabilen tür) normalden çok daha fazla sayıda bulunuyor. Bu da neden bazı bölgelerde yağın daha hızlı ve simetrik şekilde büyüdüğünü açıklayabilir.

Peki Bu Ne Anlama Geliyor?

Artık biliyoruz ki lipödem sadece estetik bir problem değil. Cilt altındaki yağ dokusu ile bağışıklık sistemi arasında gizli bir savaş olabilir. Bu da tedavide sadece dışarıdan yapılan uygulamaların değil, vücudun iç dengesini etkileyen yöntemlerin de önem kazanacağı anlamına geliyor.

Gelecekte, bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçlar, lipödem tedavisinde yeni bir dönem başlatabilir.

Kaynakça

Wolf S. et al. (2022). A distinct M2 macrophage infiltration and transcriptomic profile decisively impact adipocyte differentiation in lipedema.

Vasella M. et al. (2023). MIF-1 and CD74 overexpression in lipedema tissue: A clue to macrophage-driven expansion? Metabolites, PMID: 37801589

Grewal T. et al. (2024). M2 Macrophages and Lipedema: Immunometabolic Crosstalk. J Inflamm Res. PMID: 40149538

Kruppa P. et al. (2023). Stage-dependent adipocyte hypertrophy and M2 macrophage prevalence in lipedema. Diagnostics. PMID: 37575263